• 0(216) 467 26 27
  • bilgi@jetoku.com.tr

Online Hızlı Okuma Testi

POZİTİF ÖDÜLLENDİRME SİSTEMİ

Çocuğunuza “doğru davranışlar” öğretmek için en etkili yöntem “Pozitif Ödüllendirme” dir. En etkili yöntem olmasına rağmen ne yazık ki anne- babalar tarafından da az kullanılandır. Şimdi “Pozitif Ödüllendirme” nin hayvan eğitimi üzerindeki etkisini gösteren bir örneğini inceleyelim: Eskiden Los Angeles yakınlarında “Japon Hayvanat Bahçesi” denilen bir park vardı. Bu parkın görevlilerinden, hayvan psikologu Dr. Leon Smith, Japonya’nın Hokkaido adasından gelmiş vahşi ayılara basketbol oynamayı öğretmişti. Vahşi ayılar, adadan geldiklerinden doğal olarak basketbol hakkında fazla bir şey bilmiyorlardı! Dr. Smith, yine de ayılara bazı anne- babaların çocuklarına yaptığı gibi ne bağırdı ne nutuk çekti ne de onları dövdü. Ne mi yaptı? Pozitif ödüllendirme sistemini esas aldı.
Yöntemi şöyleydi: Ayının kafesin içindeki basket potasına yaptığı en küçük hareket bile ufak bir parça et ile ödüllendiriliyordu. Ama kafesin diğer tarafına doğru giderse ne ödül ne de ceza veriliyordu. Dr.Smith, bu sistemi ayılar basketbol potasının yanına gelene kadar her gün sürdürdü. Daha sonraki etaplardaysa ayıları topu yerden aldıklarında, potaya götürdüklerinde ve basket attıklarında ödüllendirildi.
Altın Aramak
Bir zamanlar Andrew Carnegie Amerika’nın en zengin adamıydı. Vatanı İskoçya’dan Amerika’ya küçük bir çocukken geldi, şaşılacak derecede garip işler yaptı ve sonunda Birleşik Devletlerin en büyük çelik üreticisi sıfatını kazandı. Bir zamanlar kendisiyle birlikte kırk üç milyoner çalışıyordu. O günlerde milyonerlik pek sık rastlanan bir unvan değildi; daha açıklayıcı olmak gerekirse, o günün bir milyon doları günümüzün yirmi milyon dolarına eşitti.
Bir gazete muhabiri Carnegie’ye “Kırk üç milyoneri nasıl işe alarak çalıştırdığını” sordu. Carnegie, bu adamların hiçbirinin onun için çalışmaya başladığında milyoner olmadığını, onunla çalışarak bugünkü servetini edindiğini söyledi.
Muhabirin ikinci sorusu şuydu: “Bu insanları nasıl geliştirdiniz ki sizin için bu derece değerli kişiler oldular ve siz onlara bu kadar çok para verdiniz?” Carnegie, insanların da madenden çıkarılmış altın gibi olduklarını söyleyerek cevapladı bu soruyu. Altın madenden çıkarıldığında, ondan saf altın elde edebilmek için üzerinden bir ton pisliğin ayıklanması gerekir; fakat madene giren kişinin amacı pislik çıkartmak değildir, kişi madene altın için girer.
Bu, anne -babaların olumlu ve başarılı çocuk yetiştirmek için geliştirmeleri gereken yöntemin ta kendisidir. Kusurlara, çirkinliklere ve sakatlıklara bakmayın, kafanızı takmayın. Altına bakın, pisliğe değil; iyiye bakın kötüye değil. Hayatın olumlu yönlerini görün. Her şey gibi, çocuklarımızda da ne kadar iyi nitelik görmeye çalışırsak, o kadar çok iyi nitelik buluruz.
Bazı anne-babalar yalnızca iyi davranışları ödüllendirme metodunu uygularken, bazıları da bilmeden bunun tam tersini uygular. Farkında olmadan çocuklarını, istenmeyen davranışları için “ödüllendirirler” böylece çocuklara kendilerinden beklenenin tam tersini öğretirler.
Milyonlarca anne-baba çocuklarına bilmeden kötü insan olmayı öğretmektedir! Birçok çocuk anne-babasının istediği gibi davrandığında ödüllendirilir mi? Hayır! “Zaten öyle davranması gerekiyordu.” Diye düşünülür ve hiçbir şey söylenmez. Burada gözden kaçan; iyi davrandığında ödüllendirilmeyen çocuğun “Nasıl olsa aldırmıyorlar.” Diyerek bu davranışını tekrarlamamaya yönlendirildiğidir.
Bir de bu durumun tersini düşünelim: Çocuk iyi davranmak yerine arkadaşına vurur, çorbayı isteyerek yere döker, kız kardeşine eziyet eder, annesinin çantasından para çalar, hiçbir şekilde itaat etmez. Özetle, yapılmaması gereken yüzlerce davranıştan birkaçını sergiler. Bunun sonucunda ne olur? Olumlu davrandığında ona aldırmayan anne- babası yapmaması gereken davranışlar sergilediğinde hemen bütün dikkatlerini çocuklarına yöneltirler. Onu azarlar hatta tokatlarlar. Anne-babaların bu davranışı “Erimiş Çikolata Kanunu’na karşı gelmek.” diye adlandırılır.
Eğer ikisi arasında seçme şansı verilirse, çocuk tabi ki erimemiş çikolatayı erimiş çikolataya tercih edecektir. Ama erimemiş çikolata yoksa erimişine “Hiç yoktan iyidir.” diye razı olacaktır.
Bir çocuk için ne şekilde olursa olsun ilgi görmek en önemli şeydir. Anne-babanın kızgınlığı çocuğa ödül etkisi yapar. İstemeden de olsa çocuklarımıza, kardeşine eziyet etmeyi, arkadaşları ile kavga etmeyi, para çalmayı ve daha yapmaması gereken pek çok şeyi öğretiriz.
Sonuçta pek çok anne-baba çocuklarına öğretmek istedikleri şeylerin tam zıddını öğretir. Ödüllendirmeyerek, çocuklarının iyi davranışlarını köstekler, cezalandırarak da (negatif ilgiyle) kötü hareketlerini bilmeden destekler. Başka anne- babaların düştüğü hataya düşmemek için ne yapmalıyız? Emekleme döneminden başlayarak ergenlik çağına kadar uygulanabilecek bir ödüllendirme sistemi gerçekleştirmeliyiz. Bazılarınızın, “Ama benim çocuğum sekiz yaşına geldi bile, şimdi ne yapacağım?” Dediğini duyar gibiyiz. Endişelenmeyin. Çocuğunuz hangi yaşta olursa olsun, bu sistemi uygulayabilirsiniz. Ama ne kadar erken başlarsanız sizin için o kadar kolay olur.

Okuma hızınızı ölçmek için "BAŞLAT" düğmesine tıkladıktan sonra metni okumaya başlayın.
Okumayı bitirdiğinizde "BİTİR" düğmesine tıklayın.